İzmir’de Keratokonus Hastaları İçin Bahar Uyarısı

İzmir’de Keratokonus Hastaları İçin Bahar Uyarısı

İzmir’de Keratokonus Hastaları İçin Bahar Uyarısı: Göz Kaşıntısının Kornea Sağlığı Üzerindeki Riskleri

İzmir’de baharın gelişi, doğanın canlanması ve havaların ısınmasıyla birlikte çoğumuz için neşe kaynağıdır. Ancak havada uçuşan polenler, Ege’nin meşhur zeytin ağaçlarından ve çam ormanlarından rüzgarla taşınan alerjenler, alerjik bünyeye sahip olanlar için zorlu bir sürecin başlangıcı anlamına gelir. Göz nezlesi olarak da bilinen alerjik konjonktivit, bu dönemde en sık karşılaştığımız tablodur. Sulanma, kızarıklık ve elbette o dayanılmaz kaşıntı hissi… Çoğu insan için basit bir rahatsızlık olan bu durum, belirli bir hasta grubu için geri dönüşü olmayan, son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir: Keratokonus hastaları.

Keratokonus Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?

Keratokonus, gözün en önünde yer alan ve ışığı kırma görevini üstlenen saat camı şeklindeki şeffaf kornea tabakasının, ilerleyici bir şekilde incelmesi ve öne doğru sivrileşerek koni şeklini alması hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde başlayan bu rahatsızlık, 20’li ve 30’lu yaşlar boyunca ilerleme eğilimi gösterir.

Hastalığın en sinsi yanı, başlangıç evresinde sadece basit bir miyop veya astigmat gibi belirti vermesidir. Hastalar sürekli gözlük numaralarının değiştiğinden, gözlük taksalar dahi tam net göremediklerinden, ışıkların etrafında saçılmalar (hale) gördüklerinden şikayet ederler. Eğer bu şikayetlere sahipseniz, vakit kaybetmeden deneyimli bir İzmir keratokonus doktoru ile görüşerek detaylı bir kornea topografisi (göz haritası) çektirmeniz, hastalığın erken teşhisi için hayati önem taşır. Çünkü keratokonus, erken müdahale edilmediğinde kornea nakline (keratoplasti) kadar gidebilen ciddi bir görme kaybı nedenidir.

Bahar Alerjisi ve Göz Kaşımanın Keratokonus Üzerindeki Yıkıcı Etkisi

Peki, bahar aylarındaki göz alerjisi ile keratokonusun bağlantısı nedir? Cevap, alerjinin yarattığı o şiddetli kaşınma refleksinde gizlidir.

Keratokonus hastalarının kornea dokusu, genetik veya yapısal nedenlerle zaten normalden çok daha zayıf ve incedir. Korneayı bir arada tutan kollajen bağları (lifler) yeterince sağlam değildir. Bahar alerjisi nedeniyle gözler kaşındığında, hastalar genellikle ellerinin tersiyle veya parmak boğumlarıyla gözlerini şiddetlice ovalarlar. Bu mekanik hareket, sağlıklı bir gözde bile travma yaratırken, keratokonuslu zayıf bir korneada adeta yıkıcı bir deprem etkisi yapar.

Gözü kaşımak ve sertçe ovalamak, korneadaki zayıf kollajen bağlarının daha da hızlı kopmasına, korneanın incelme sürecinin hızlanmasına ve öne doğru olan sivrileşmenin aniden artmasına sebep olur. Tıbbi literatürde göz kaşımanın keratokonusu doğrudan tetiklediği ve mevcut hastalığın ilerlemesini dramatik şekilde hızlandırdığı kesin olarak kanıtlanmıştır. Bu nedenle İzmir gibi polen yoğunluğunun yüksek olduğu bir şehirde, keratokonus hastalarının veya risk grubundaki gençlerin gözlerini kaşımaması, tedavinin en kritik ve birinci kuralıdır.

Bahar Aylarında Alınması Gereken Önlemler

Doç. Dr. Deniz Kılıç olarak, alerji mevsiminde hastalarıma şu hayati tavsiyelerde bulunuyorum:

  1. Asla Gözünüzü Kaşımayın: Ne kadar zor gelse de gözlerinizi ovalamaktan kaçının. Eğer kaşıntı dayanılmaz boyuttaysa, gözlerinize soğuk kompres (buz aküsü veya soğuk suyla ıslatılmış temiz bir havlu) uygulayarak rahatlamayı deneyin.

  2. Anti-Alerjik Damlalar Kullanın: Alerji mevsimi başlar başlamaz uzman hekiminizin reçete edeceği anti-alerjik damlaları düzenli kullanın.

  3. Suni Gözyaşı ile Gözünüzü Yıkayın: Göz yüzeyine yapışan polenleri fiziksel olarak uzaklaştırmak için, koruyucu içermeyen tek dozluk suni gözyaşı damlalarını bolca kullanarak gözlerinizi yıkayın.

  4. Güneş Gözlüğü Takın: Dışarı çıkarken rüzgarın taşıdığı polenlere karşı fiziksel bir bariyer oluşturmak için, yüzünüzü saran geniş çerçeveli güneş gözlükleri kullanın.

Keratokonus Tedavisinde Altın Standart: Crosslinking (CCL) İşlemi

Eğer keratokonus hastalığı teşhisi konulmuşsa ve topografi takiplerinde hastalığın ilerlediği (korneanın daha da inceldiği ve sivrileştiği) saptanmışsa, ilerlemeyi durdurmanın günümüzdeki tek kanıtlanmış medikal tedavisi Korneal Çapraz Bağlama, yani Crosslinking işlemidir.

İzmir keratokonus crosslinking tedavisi konusunda referans merkezlerden biri olan kliniğimizde, bu işlem büyük bir hassasiyetle uygulanmaktadır. Tedavinin amacı hastanın gözlük numarasını sıfırlamak değil, korneanın kollajen yapısını güçlendirerek hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hastayı kornea nakli olmaktan kurtarmaktır. İşlem sırasında korneaya Riboflavin (B2 vitamini) damlatılır ve ardından belirli bir dozda Ultraviyole-A (UV-A) ışını uygulanır. Bu ışın ve vitaminin etkileşimi sayesinde, zayıflamış kollajen lifleri arasında yeni kimyasal bağlar oluşur ve kornea adeta sertleşerek daha dayanıklı bir zırh haline gelir.

İşlem sonrası süreçte, sert gaz geçirgen veya hibrit keratokonus lensleri kullanılarak hastanın görme kalitesi ciddi oranda artırılabilir.

Özetle, İzmir’in güzel bahar aylarında gözlerinizde sık sık kaşıntı ve yanma hissediyorsanız, numaranız sürekli değişiyor ancak gözlükle bile net göremiyorsanız, bu durumu hafife almayın. Keratokonus şüphesiyle detaylı bir muayeneden geçmek ve kornea haritanızı çıkartmak için Doç. Dr. Deniz Kılıç’tan randevu alarak göz sağlığınızı güven altına alabilirsiniz. Unutmayın, keratokonusta erken teşhis ve gözü kaşımamak, görme yetinizi korumanın anahtarıdır.

Doç. Dr. Deniz Kılıç

İletişim Formu